MADRİD HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

SELAM...
Madrid gezisinin son yazısında birkaç ipucuna değinmek istiyorum.


Havaalanından metroya geldiğinizde biletinizi bu makinalardan alıyorsunuz.
Bizim kaldığımız yer ana meydanlardan biri olan
Sol Meydanı'na yakındı.
Buraya gidebilmek için üç hat değiştirmeniz gerekiyor.
Bilet ücreti ise 4,5€


Metro ağında yaklaşık 10 hat var.
Bu hatlara ulaşmak için kat kat aşağılara inmeniz gerekiyor.
O nedenle aktarmalar biraz yorucu oldu diyebilirim.
 Kat kat yerin altında olmanıza karşın yolculuk sırasında 
hem telefon hem de internet bağlantınız
gayet güzel çalışıyor.
Yolculuk ise yaklaşık 25 dk. sürüyor.
Metro için püf noktası şu:
Şehre inerken aldığınız bileti saklamasanız da olur.
Ancak havaalanına gidişte sakın biletinizi kaybetmeyin.
Çünkü havaalanına geçiş yaparken aynı biletle turnikeden
geçiyorsunuz.
Bileti kaybederseniz yeni bilet almak zorunda kalırsınız.


Şehrin içinde çok düzenli işleyen belediye otobüsleri de var.
Bu otobüsler oldukça konforlu.
Yukarıda gördüğünüz gibi bebek koltuğu bile var.
Şoförün oturduğu kısım cam bölme ile kapatılmış.
Biletinizi içeride şoförden alabiliyorsunuz.
İstasyonlar önceden anons ediliyor.Ayrıca ışıklı panodan da 
takip edebiliyorsunuz.
Konforlu taraflarından biri de tekli koltukların 
normalden daha büyük olması.
Böylece kilolu olan ya da küçük çocuğuyla
yolculuk yapanlar daha rahat ediyor.


Metrodan inip Sol Meydanı'na çıktığınızda Madrid'in simgesi
bu ayı heykeli ile karşılaşıyorsunuz.
Bu heykele el sürmek adettenmiş,yeniden gelmek için :)
Sol Meydanı'nda ne var derseniz;
öyle büyük bir meydan değil.
Çeşitli animasyon gösterileri yapılıyor.
Turistler de genelde burada taşlara oturup
gösterileri izliyorlar.
Burası ana metro istasyonu olduğundan sürekli bir kalabalık var.
Bu meydan çok sayıda kollara ayrılmış durumda.
Herbiri ayrı bir caddeye açılıyor.


 Örneğin Gran Via Caddesi.
Burası cafelerin,küçük hatıra eşya dükkanlarının
 yoğunlukta olduğu bir cadde..
Bunlar da Madrid'in atlı polisleri...


Bu da Madrid'deki sıfır noktası..
Sol Meydanı'nın karşı caddesinde.Gitmeden önce okumuştum.
Ama açıkçası yürürken kaldırım kenarında fotoğraf çekilen 
insanlara dikkat edince farkettim.
Yoksa yürüyüp gidecekmişiz :)


 Bu şehirde en fazla göreceğiniz şeylerden biri de
köpeklerini gezdiren insanlar.
Tahmin edemeyeceğiniz kadar çok.
Hatta sanırım bunu iş olarak yapan insanlar da var.
Herbirinin elinde 5-6 köpek oluyor çünkü.


Tarihi binalara merakınız varsa burada ağzınız açık,
kafanız havada,hayranlıkla dolaşacaksınız.
Binaların her yeri ayrı bir ayrıntıyla dolu.
İnsan hangi birine bakacağını şaşırıyor.


Tabii ki yolunuz mutlaka en önemli meydan olan Plaza Mayor'a düşecek.
İsterseniz kafelerinde oturup karnınızı doyurun,
ister sokak gösterilerini seyredin,
ister saat 22:00 de batan güneşin tadını çıkarın..
Ama uğramadan gitmeyin.


Madrid gezilesi bir şehir.
Alışveriş için şehrin değişik noktalarında 
çok sayıda şubesi olan EL CORTES INGLES'e uğrayabilirsiniz.
Dört-beş katlı ,içinde elektronik,oyuncak,kozmetik,tekstil vb.
herşeyi bulabilirsiniz.
Fiyatlar ise bana çok uygun gelmedi.
 Zara'da bile Türkiye'dekinden daha az değildi.
Belki indirim dönemlerinde farklı oluyordur.
Sona geldik artık...
Yakında bloğumda yeni şehirler yer almaya başlayacak.
Şimdi hazırlık zamanı...

SEVGİYLE VE GEZGİN KALIN...






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...